Examples of using Dengeye in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Dengeye inanarak.- nasıl?
Dengeye inanarak.- nasıl?
Her şey dengeye ihtiyaç duyar… sen de gelip her şeyin dengesini bozdun.
Dengeye dikkat etmekten daha fazlası olacaktır.
Dengeye girelim.
Hayat… Hayat dengeye ihtiyaç duyar. Hâlâ yanlış.
Hayat dengeye ihtiyaç duyar. Hâlâ yanlış. Hayat.
Hayat dengeye ihtiyaç duyar. Hâlâ yanlış. Hayat.
Hayat… Hayat dengeye ihtiyaç duyar. Hâlâ yanlış.
Ve dengeye dönüş olacak.
Belki de sezon dengeye gelir.
İngiltere her zaman dengeye oynadı.
Güneş ve yıldızların altındaki her şey Dengeye bağlıdır.
Baş parmağını dengeye koydun.
Sonunda… Dengeye.
Onların da yaşamlarında biraz dengeye ihtiyaç duyabilecekleri hiç aklına geldi mi?
İç kulak patolojisi dengeye etki eder
Bu sıcaklık çevredeki hava ile dengeye ulaşana kadar yükselmeye ve soğumaya sebep olur.
Kızdın çünkü ahlaki değerlere, dengeye, işi kitabına göre yapmaya bağlısın.
Bence bu oyuna girmekte biraz gecikmiş ama genç kızlarda bulunmayan güç ve dengeye sahip.