Examples of using Deri in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Deri yok, çok az yumuşak doku var.
Sıcak Deri Benzin gibi göz yaşı.
Olumsuz, Lindsey. Ne deri ne de saç gördüm.
Yaşlarında, deri motorcu pantolonu giymiş bir kızdı.
Saf Deri romanınızla ilgili bir sorum var. Pekala.
Deri yanıklarını onarmak için deri yenileme cihazını kullan.
Dilimleme ama deri altı dokusu değil.
Gelecek hasat için deri.
Sıcak Sıcak Deri Sıcak Deri.
Bütün boyun muhafızlarını deri ile değiştirdim.
Kot ve deri, zincirler çınlıyor.
Kabilelerle, çoğunluğu çiçek hastalığı bulaşmış battaniye ve deri ticareti yapardı.
Dağılma şekli, deri kopması ile tutarlı görünüyor.
Bunun için deri açıIıp, içine orbital kemik yerleştirilecekmiş.
Kürk ve deri.
Deri Sıcak Sıcak Sıcak Deri.
Deri yok.
Dağılma şekli, deri kopması ile tutarlı görünüyor.
Elimde biraz deri var.
Evet, uh… Deri kristalleşiyor.