Examples of using Derman in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Hey, birader. Benden biraz derman.
Ekselansları gut hastalığıma derman getirse bile beni bu kadar mutlu edemezdi!
Mehmet Derman( 32), engelli raporuna sahip olduğu için bu kurumların kendisine de geldiğini anlatıyor.
Örneğin, evlilik yalnızlığa derman olur… ya da hayattan aldığımız tatmin önemli ölçüde eşimiz kaynaklıdır.
Bu konserde kendisine eşlik eden saz ekibi Hakkı Derman, Serif İçli,
Örneğin, evlilik yalnızlığa derman olur… ya da hayattan aldığımız tatmin önemli ölçüde eşimiz kaynaklıdır.
Hiç görülmemiş ağaçtaki hiç denenmemiş derman. Kraliçenin tek umudu, hiç keşfedilmemiş adadaki.
Yaza son bir adım kalmıştı ve Mike ya da bende bunu başaracak derman kaldı mı bilmiyordum.
Uğur Derman geleneksel sanatlar ödülünü kazandı,
Dermanı yok.
Belki dermanını biliyorsundur.
Çocuğa ve daima pürdikkat olan anne, babasına sağlıklarını ve dermanlarını geri ver.
Dermanı zehirden beterdir.
Belki bunun, hem sebebi hem de dermanısındır.
Kocanızın sorununun dermanı bende.
Tuzlu su her şeyin dermanıdır.
Uyumaya bile dermanı kalmamıştı.
Sadece bunu yapmaya dermanı kalmadığını düşünmedim.
Dermansız bir genetik bozukluk.
Lütfen dermansızlığımı mazur görün.