Examples of using Dernek in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bu dernek 2005 yılında 1,2 milyon avro telif hakkı ücreti tahsil etti.
Dernek olduğunu biliyorum ama parayı almalılar.
Dernek kasasına geri koymam gerek.
Şimdi, daha önce hiç gitmediğim dediğin dernek evinde buldum bunu.
Dernek asla çetelerle direk bağlantı kurmaz.
Zamanımızı dernek odasında harcadık.
Dernek ödemesini de yapman gerekiyor, 1500 Rupi.
Dernek bana bir kaç iyilik borçlu.
Yalan dernek olduğunu biliyorlar.
Dernek, kültürel ve sanatsal projeleri destekleyecek.
İstediğin gibi dernek evine gittim.
Ama Dernek benimle ilgilendi.
Bunun dernek saldırısı olduğunu anlamam için küçük defterine ihtiyacım yok.
Dernek listesindeki tüm isimleri kontrol ettik.
Dernek, enstrümanlar için kaynak ayıracak.- Benim için sorun değil.
Dernek reisi mi gangster mi belli değil!
Dernek, kültürel ve sanatsal projeleri destekleyecek.
Polis raporuna göre insanlar Lilayı dernek evinden 00:30 civarında ayrılırken görmüşler.
Dernek bir kuşak sonra yok olacak.
Reid! Drew! Dernek birasını mı içiyorsunuz?