DEVIRMEYE in English translation

to overthrow
devirmeye
devirip
yıkmaya
tahttan indirmek için
alaşağı
to take down
devirmek
alaşağı etmek
indirmek için
çökertmek
almaya
yıkmaya
çıkarsanız ya da gözü kapatmada
aşağı çekmek
haklamasına mısınız
indirecek
to topple
devirmek
yıkıimaması
to bring down
yıkmak
alaşağı etmek
devirmek için
indirmeni
düşürmeye
çökertmeye
devirecek
rolling
rulo
ekmek
and roll
bir makara
yuvarlan
sar
döndür
dürüm
başlat
at
knocking over
devirdiğini
deviriyor gibiydim
tipping
bahşiş
tüyo
ihbar
ipucu
tavsiye
bilgi
haber
tiyo
ucu
bir ipucu vereyim
to subvert
devirmeye
bozmaya
yıkmak
açtım
evlilikm
to taking down
devirmek
alaşağı etmek
indirmek için
çökertmek
almaya
yıkmaya
çıkarsanız ya da gözü kapatmada
aşağı çekmek
haklamasına mısınız
indirecek
to flip it over

Examples of using Devirmeye in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Bütün kariyerini bundan sorumlu olanları devirmeye adamıştı.
She dedicated her entire career to taking down those responsible.
Birkaç lobut devirmeye hazır mısın?
You ready to knock down some pins?
Kendimizi komünistleri devirmeye çalışan kişiler olarak düşünmeye çalıştık.
We thought of ourselves, I think, as trying to defeat communists.
Bizi devirmeye çalışıyorlar!
They're trying to turn us over!
Devirmeye hazır olalım!
Let's get ready to tumble!
Vanı devirmeye çalışıyorlar!
Trying to roil the van!
Bizi devirmeye çalışıyorlar.
They're trying to roll us.
Marshall, köprüyü devirmeye çalışıyor gibi görünüyor.
Marshall, it really looks like he's trying to destroy the bridge.
Marshall, köprüyü devirmeye çalışıyor gibi görünüyor.
He's trying to destroy the bridge. Marshall, it really looks like.
Onlardan birini devirmeye çalışırken izlemek isterdim onu.
I like to see'em try and take that one down.
Onlardan birini devirmeye çalışırken izlemek isterdim onu.
I would like to see'em try and take that one down.
Yaşlı Davy Crocketti devirmeye bir mermi yetmez.
Take more than a bullet to fell ol' davy crockett.
Birkaç lobut devirmeye hazır mısın?
Ready to knock down a few pins?
Birkaç lobut devirmeye hazır mısın?
Ready to knock down some pins?
Şu binayı devirmeye. Neye konsantre?
Bringing that building down. Concentrate on what?
Jeanne Saint-Rémy de Valois… bir monarşiyi devirmeye yardım eden kadın, asla Fransaya geri dönmedi.
Never returned to France Jean Valois the woman who helped topple Monarchy.
Jeanne Saint-Rémy de Valois… bir monarşiyi devirmeye yardım eden kadın, asla Fransaya geri dönmedi.
The woman who helped topple a monarchy, never returned to France.
Devirmeye çalışmıyoruz. Tamamen zıt olan herhangi birini.
We are not trying to roll over anyone, quite the opposite.
Fıçıyı devirmeye hanginizin cesareti var?
Which of you has the courage to kick away the barrel?
Birisi seni devirmeye çalışıyor diyebilirim.
I would say someone's trying to turn you over.
Results: 186, Time: 0.0594

Top dictionary queries

Turkish - English