DEVRALDI in English translation

took over
devralın
devralacak
devral
ele
almamıza
al
devralır mısın
orayı devralıyor
hallet
üstlenmesi
inherits
miras
varis
mirası
kalıt
varis olsun
assumed
varsaymak
farz
kabul
sanırım
tahmin
sanıyorum
herhâlde
farzet
düşün
takes over
devralın
devralacak
devral
ele
almamıza
al
devralır mısın
orayı devralıyor
hallet
üstlenmesi
inherited
miras
varis
mirası
kalıt
varis olsun
taken over
devralın
devralacak
devral
ele
almamıza
al
devralır mısın
orayı devralıyor
hallet
üstlenmesi

Examples of using Devraldı in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Ron yetkiyi devraldı ve toplantıyı o yönetecek.
Ron has taken initiative, and he is leading the meeting.
İsyancı askerler devraldı ve bir geneleve dönüştü.
Rebel soldiers took it over and turned it into a brothel.
Görevi günler önce devraldı, ve sen hala farkında değilsin.
He took over days ago, and you still haven't caught on.
Onlar devraldı Bir kaç yıl önce.
They took it over a couple years ago.
Demek istediğim, nasıl devraldı ve her şeye?
I mean, how he took over and everything?
Üniversiteden sonra vakıf fonunu devraldı… ve seyahat etmeye başladı.
After college, his trust fund vested, and he just never stopped moving.
Güvenlik devraldı. İşimiz bitti.
We are done. The security takes over.
Yani ortağı mı devraldı mesaisini? Pekala,?
So you got his partner to take calls?
Kabilenin yeni lideri olarak, kendine has tarzıyla görevi devraldı.
As the new head of the tribe, he took charge, in his own, inimitable fashion.
Moon görevi Kofi Annandan 1 Ocak 2007de devraldı.
On 1 January 2007, he succeeded Kofi Annan.
Evet, bunu da devraldı.
Yes, well. Yes, that he did inherit.
Bunun… -Davayı trafik polisi devraldı.
Traffic police have taken over.
Yeni yönetim eğlence kısmını devraldı.
New management has taken over the entertainment side of the hotel.
Bu sezonluk yeğeni Malling Grandcourt devraldı.
His nephew Mallinger Grandcourt's taken it for the season.
Soruşturmayı OCTB devraldı.
OCΤB is taking ονer the inνestigatiοn.
Sen gittikten sonra işini devraldı.
He took your job after you left.
Dr. Cole nöbetimi devraldı.
Dr. Cole's taking my shift.
Haziran 1940 yılında iki devriye için U-138 komutasını devraldı.
In June 1940 he took command of U-138 for two patrols.
KFORun komutasını İtalyan general devraldı.
Italian general takes command of KFOR.
Mösyö çocukların eğitimini devraldı.
Monsieur has taken over the children's education.
Results: 435, Time: 0.0334

Top dictionary queries

Turkish - English