Examples of using Dibinde in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Seni orada terk etmeliydim merdivenin dibinde!
Orada, ayağının dibinde.
Aylarca durmadan estiği için yamaç… dibinde kumdan bir yastık oluşturur.
Bataklığın dibinde.
Evet, Diane patikanın dibinde ikimizi çekmişti.
Tetikleyicisi o bayrak direğinin dibinde.
Kilisenin dibinde.
Sonra büyük köprü şehrin dibinde.
O sırada Henry Gascoigne, merdivenlerin dibinde ölü olarak yatıyordu.
Onu gördüm. Lauranın yatağının dibinde.
Cami dibinde bir mezar.
Duvarın dibinde duruyorsun.
Henüz dibinde değil!
Hayır, yerin altı metre dibinde altmış yaşında bir adamdı o.
Garajdaki alet çantasının dibinde 5000$ ım var.
Dün gece bu merdivenlerin dibinde stud poker oynayan yedi adam vardı.
Ve görünüşe göre okyanusun dibinde bir yerde son buldu.
Bir gün kavanozun dibinde ufacık bir yaşlı kadın gibi yatıyordu.
Bu yüzden mi nehrin dibinde iki ceset var?
Uçuş tüylerinin dibinde soluk gri bir bant ile siyah bir gövdeye sahip.