Examples of using Dilsiz in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Babası çenesini kapatmazdı ama oğlu dilsiz. Konuşamaz.
Dilsiz ve karısı nerede?
Dilsiz konuştu mu?
Sağır… dilsiz de olabilir.
Kız dilsiz, sağır değil!
Dilsiz olması daha iyi olur
Dilsiz olduğumu öğrendiklerinde, genelde çekip giderler.
Dilsiz olabilir mi?
Dilsiz olabilir mi?
Dilsiz adına da konuşuyorum.
Dilsiz olma ihtimalin yok değil mi?
Dilsiz, içkileri hazırla.
Seni dilsiz sanmıştım!
Dilsiz bu adam.
Dilsiz kardeşler, gizli bir geçitten kaçmışlar.
Efendim, dilsiz o ve ağır işitiyor.
Ben dilsiz değilim, bildiklerimi söyleyebilirim!
Dilsiz, sağır değil.
Seni dilsiz geri zekalı!
Dilsiz, dilsiz kız!