DINI in English translation

religious
dindar
dinî
dinci
dinsel
din
inançlı
religion
inanç
dindar
dinin
dini
bir din
dinle
ümmetiniz
bir dindir
spiritual
ruhsal
spiritüel
ruhanî
manevî
ruh
dinî
tinsel
maneviyatını
ecclesiastical
kilise
dini
dinsel
eklesiyastik
skolastik
faith
inanç
niyet
iman
imanını
inanca
güven
bir inanç
devotional
dini
adanmışlık
biblical
i̇ncil
kutsal
dini
religions
inanç
dindar
dinin
dini
bir din
dinle
ümmetiniz
bir dindir

Examples of using Dini in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Halkım boğuluyor. Uyuşturucuda, yozlaşmada, dini sapmada.
Corruption, spiritual perversion. Sí, Capitán.-My people… Are drowning in drugs.
Halkım boğuluyor. Uyuşturucuda, yozlaşmada, dini sapmada.
Are drowning in drugs, spiritual perversion. My people… corruption.
Kuzenlerin ve dini üyeliklerin yardımı olacağını sanmıyorum.
THIRD COUSINS AND RELIGIOUS AFFILIATIONS ARE PROBABLY NOT GONNA HELP US.
Görünüşe göre dini inanışını fazlaca benimsemiş.
APPARENTLY, HE TAKES HIS RELIGIOUS BELIEFS VERY SERIOUSLY.
Bu hapishanenin bana dini tefekkür zamanı için fırsat sağlayacağını düşünüyordum.
I was hoping that prison would give me a chance to find the time for solemn contemplation.
Dini lideri haritasız bulamayız.
We will never find the Supreme leader without a map.
Başka nasıl benim dini, doğru zevk olurdu?
How else would I be enjoying my sabbatical, right?
Dini… En iyi okul dışı aktivite olarak düşün.
Think of religion as like… the best extracurricular activity ever.
İçişleri bakanlığı dini, tıbbi veya kültürel nedenlerden ötürü buna izin veriyor.
The interior ministry allows it for religious, medical or cultural reasons.
Gezegenin dini lideri olma yolunda ilerliyorum.
I'm working my way up to Supreme Leader of the Planet.
Sadece bir grup öğrencinin dini şarkılar söylediği bir şey.
It's just a group of students singing gospel songs.
İslamın dini ve politik liderleri üzerinde eleştirici bir rolüm vardı.
I was critical of Islam's religous and political leaders.
Bunu yapman dini açıdan çok güzel bir şey Anse.
It's very Christian of you to do this, Anse.
Dini, hepsini!
Gospel, all that!
Benim gibi dini olmayan biri ölümle nasıl yüzleşir?
How does someone like me, who has no religion, face death?
Dini tören iptal oldu.
A Church Ceremony Is Out.
Dini bütün olanları cennette bir sürü armağanla ödüllendiriyor.
Rewards the devout with all sorts of heavenly gifts.
Aziz Bartholomewun oğulları dini görevler her zaman sizin borcunuz olacaktır.
For the devout duty, the boys of St Bartholomew's"will always be in your debt.
Bu dini tartışmayı arabada sürdürelim mi?
Do you want to continue this theological discussion in a car?
Dini liderle arası iyi. İki yıl içinde seçim yok.
He's on good terms with the Supreme Leader, elections aren't for two years.
Results: 2856, Time: 0.0464

Top dictionary queries

Turkish - English