DINLENME in English translation

rest
diğer
istirahat
huzur
dinlen
geri kalanını
geri kalanı
dinlenin
sonuna
the break
mola
kırık
dinlenme
aradan
tatilden
ayrılmayın
break
the rec
eğlence
rekreasyon
rec
kayıt
dinlenme
halk
oyun
the recreation
dinlenme
eğlence
rekreasyon
to relax
rahatlamaya
dinlenmek
sakin
gevşemeye
rahat
convalescent
dinlenme
nekahet
i̇yileşme
nekahat
hasta
recreational
eğlence
dinlenme
keyif verici
rekreasyonel
eğlenme amaçlı
eğlence amaçlı kullanılan
dinlence
bir rekreasyon
the on-call
nöbet
dinlenme
çağrı
relaxation
rahatlamak
dinlenmek
gevşeme
rahatlık
rahatlatmann
relaksasyon
resting
diğer
istirahat
huzur
dinlen
geri kalanını
geri kalanı
dinlenin
sonuna
rested
diğer
istirahat
huzur
dinlen
geri kalanını
geri kalanı
dinlenin
sonuna
rests
diğer
istirahat
huzur
dinlen
geri kalanını
geri kalanı
dinlenin
sonuna

Examples of using Dinlenme in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Buyrun dinlenme odasına koyduğunuz kutu, efendim.
Here's the box you had put in the recreation room, sir.
Dinlenme odasındaki o herif kim?
Who's the guy… Who's the guy in the Rec Room?
Dinlenme odasında 20 dakika.
Twenty minutes in the on-call room.
Sizin de dinlenme vaktiniz Bayan Callender.
Time you rested too, Miss Callender.
Elmdeki dinlenme evinde yaşıyor. Ev değil.
Not a house, he lives at the convalescent home up on Elm.
Onu dinlenme odasında bıraktım.
I left him in the Recreation Room.
Bu mermer çocuğun bir yerde durup dinlenme isteği bence gerçekten dikkate değer.
I would also like to point out, that the marble boy rests on a stand.
Üç gün dua, dinlenme ve Tanrıyla yakınlaşma.
Three days of prayer, relaxation and fellowship with God.
Hafta sonu bizim dinlenme zamanımız!
Weekends are our time to relax!
kamara odasında ya dinlenme odasında istiyorum.
be in the rec room or your cabin.
Kutnere söyle tiroide reuptake taraması yapsın sonra da gidip dinlenme odalardan birisinde kestir.
Then go grab a nap in one of the on-call rooms.
Evet. Sizin de dinlenme vaktiniz Bayan Callender.
Time you rested too. yes.
Dinlenme evi. Nasıl yerler?
Convalescent homes. What kind of places?
Dinlenme odası ise fitnes salonun yanındaki oda.
The recreation room is next to the fitness room.
Yarın, ekselanslarının dinlenme günü.
Tomorrow, Your Highness rests.
Biz için biraz geldik. Aile eğlence ve dinlenme.
We're just here for a little family fun and relaxation.
Crescent Palms, Lakewooddaki dinlenme yeriniz.
Crescent Palms, your place to relax in Lakewood.
Nöbetçilerden biri sizi dinlenme odasına götürecek.
A guard on the other side will escort you to the rec room.
Evet. Sizin de dinlenme vaktiniz Bayan Callender.
Yes. time you rested too.
Dinlenme evi.
Convalescent homes.
Results: 1206, Time: 0.0466

Top dictionary queries

Turkish - English