Examples of using Duvara in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Siz arkanızı sürekli duvara yaslayın, misafirlere sakın arkanızı dönmeyin.
İki adamın beyinlerinin duvara yapışmasını uydurmak için oldukça zekice.
Biliyor musun, oradaki duvara ne iyi giderdi?
Duvara çarpmak için bayağı hızlı gitmiş olmalı.
Cesedi duvara dayanmış halde, tuvalette, bu sabah morgun orada buldular.
Hizkiya yüzünü duvara dönüp RABbe yalvardı.
Duvara sakladığı bir sandık var. Ana salonda bir yerde.
Tüm duvara bulaşıyor dostum.
Duvara öylece bir isim yazdırmıyorum, hamle yapıyorum Louis.
Gidip duvara bak.
Duvara yanaşın.
Özgürlüğün, duvara yazılan ama pratiğe geçirilemeyen bir şey olduğunu düşünüyor.
Ayağa kalkıp duvara dön!
Böylece birbirlerini duvara fırlatmaya başlarlar.
Duvara girdikten sonra, ambulansla hastaneye kaldırıldığımı hatırlıyorum.
En iyi tahminim: Duvardan duvara ölüm tuzaklarına doğru yürüyor olacağız.
Ailemi duvara çivilemek için mi?
Küçük, gri ve duvara çakılan şey nedir?
İsterse çeki duvara çiviler ve bütün gün ona bakar.
Haydi herkes duvara dönsün!
