WALL in Turkish translation

[wɔːl]
[wɔːl]
duvar
wall
mural
sur
wall
tyrian
bulwark
duvara
wall
mural
duvarı
wall
mural
duvarın
wall
mural
surun
wall
tyrian
bulwark
suru
wall
tyrian
bulwark
surları
wall
tyrian
bulwark

Examples of using Wall in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
For the wall and gate she built. She would have to have had his approval.
İnşa ettiği sur ve kapı için onun onayını almak zorundaydı.
To the wall? Well, can you give us a lift then?
Peki bizi Walla götürebilir misin? Öyle mi?
Five years ago, we demolished the wall and began our attack on humanity.
Biz beş yıl önce suru yıkıp insanlığa olan saldırıyı başlattık.
One day, we will break it down. This wall hiding the truth will fall.
Bir gün muhakkak gerçeği saklayan o surları yıkacağız.
Safe passage. I swear that you will arrive at the wall.
Yemin ederim Walla tıpkı şimdi olduğu gibi sapasağlam varacaksın.
They're gonna let them pass the Wall even if you're not there?
Sen orada olmasan da Suru geçmelerine izin verecekler mi?
Perimeter patrol, Siberian wall.
Bölge devriyesi. Sibirya surları.
Right."According to Bill Wall with the Norrbacka police.
Norrbacka polisinden Bill Walla göre. Tamam.
I met him. I visited the Wall.
Suru ziyaret ettim. Onunla tanıştım.
I visited the Wall. I met him.
Suru ziyaret ettim. Onunla tanıştım.
Have it rowed to Wapping Wall by a skeleton crew.
Bir iskelet ekibi tarafından Wapping Walla kürek çektirin.
We need to shore up Castle Black and defend the Wall.
Kara Kaleyi destekleyip Suru korumalıyız.
To the wall? Well, can you give us a lift then?
Öyle mi. Peki bizi Walla götürebilir misin?
Well, can you give us a lift then? To the wall?
Öyle mi. Peki bizi Walla götürebilir misin?
According to Bill Wall with the Norrbacka police.
Norrbacka polisinden Bill Walla göre.
Maleficent brought down her wall of thorns and took off her crown.
Malefiz dikenden duvarlarını indirmiş ve tacını çıkarmış.
So, your wall exploded?
Yani, duvarınız patladı?
Or would you rather clean the city wall, Tiewliang?
Yada şehrin duvarlarını temizlemek mi istersiniz, Tiewliang?
Stop breaking down my city wall, you stupid Mongolians!
Şehir duvarımı yıkmayı bırakın aptal Moğollular!
That's the last time you gonna break down my city wall!
Bu şehir duvarımı son yıkışınız olacak!
Results: 14476, Time: 0.1139

Top dictionary queries

English - Turkish