Examples of using Sur in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Herkese'' sur''. Evet.
Edeceğinden eminim. Sur hiçbir yere gitmiyor.
Bunu Sur Şehrinin cehennem ateşinde böyle mükemmel hâle getirmişti.
Sur hiçbir yere gitmiyor.
Dün sur tepesinde çalışırken üç adam öldü.
Sur buradan bin fersah uzakta!
Sur buradan bin fersah uzakta!
Sur dedikleri kadar büyük mü?
Sur Roseun güneyindeki Jinae şehrinden Marco Bott Komutanım!
Sur Roseun güneyindeki Ragako köyünden Connie Springer Komutanım!
Sur Roseun güneyindeki Ragako köyünden Connie Springer Komutanım!
Sur Rose İç Kesimi.
Sur Roseun düşme ihtimalinin arttığından bahsetmeye bile gerek yok.
Sur Roseun durumu meçhul. Geçidi açın!
Sur yok olurken.
Burası Sur Sina!
Bu oda sur gibidir.
Çit, sur oluyor.
Filist ve Sur halkı.
Clarke beni dinleseydi, bu salaklar hâlâ sur inşa ediyor olurdular.