Examples of using Duyar in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Onları duyar veya hissedersin.
Eğer her hangi bir şey duyar ya da görürseniz 10 dakika içerisinde burada oluruz.
Allah duyar ve bilir.
Allah duyar ve bilir.
Ev sahibi seni duyar. Hayır, hayır!
Çok iyi duyar efendim. Oh, hayır.
Çok iyi duyar efendim. Oh, hayır.
İnsanoğlunun gizliden gizliye Fısıldadıklarını duyar… kimsenin görmediğini sandığı şeyleri görürüm.
İnsanoğlunun gizliden fısıldadıklarını duyar… kimsenin göremeyeceğine inanılanları görürüm.
İnsanoğlunun gizliden fısıldadıklarını duyar… kimsenin göremeyeceğine inanılanları görürüm.
Birine sırtını dayama ihtiyacı duyar? Neden zayıf bir insan güçlü?
Yeteneklerimden şüphe duyar veya bana güvenmezsen, elbette.
Açamayız. Duyar. Kim?
Bir sağır bile seni duyar.- Evet, duyuyorum.
Bir sağır bile seni duyar.- Evet, duyuyorum.
Bir şey duyar ya da fark ederseniz lütfen bizi en kısa zamanda bilgilendirin.
Konuştuklarını duyar. çok güzel Fransızca
Şizofrenler sesler duyar,… Arkieninkilere benzer halüsinasyon görenler de olmuş.
Her şeyi duyar… Farouk.
Belki biri bizi duyar sandım. Affedersin.