Examples of using Eğil in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Dim, eğil. Şuradaki pencereden girip ön kapıyı açacağım.
Sağa eğil! -Oh,!
Eğil ve teşekkür et Hagbarth.
Eğil yoksa kıçınla konuşmak zorunda kalacaksın. Aman Tanrım!
Evet.- Hayır. Lou Jean, eğil.
Eğil, ben patatesleri koyacağım.
Şimdi oldu. Eğil ve kayarak koltuğa otur.
Ray, eğil.- Ne?- Koş.
Öne eğil. Babam.
Tonya, eğil ki saçının arkasını düzeltebileyim.
Eğil ve teşekkür et Hagbarth.
Hadi, eğil. Anahtar deliğine kremalı pasta itmek gibi.
O adamın göğsüne kimin'' ÖLDÜR kazıdığını biliyoruz artık.- Eğil.
Ray, eğil.- Ne?- Koş?
Geriye eğil. Lütfen.
Eğil. Buraya gel.
Sadece eğil veya onu kendine çek ve sadece.
Eğil. Kardeşim
Eğil ve korkmuş gibi görün.
Sola geç, sağa eğil.- Çok net.