Examples of using Ebeveyn in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ebeveyn olana kadar asla anlayamayacağın bazı şeyler var.
Ebeveyn olarak, onu mutlu etmek, benim görevim.
Ebeveyn odasında kocaman bir dolap ve ayna var.
Ebeveyn olmak daimi bir görev.
Burada ebeveyn olan benim.
Ebeveyn yatak odasını aradın mı?
Ebeveyn yatak odası ne tarafta, lütfen?
Ebeveyn olarak yapabileceğimiz en iyi şey bu, değil mi?
Ebeveyn olmak en zor iş.
Ebeveyn sempatizanı olabilirim. Çünkü ebeveynlerini seviyorum!
Ebeveyn eylem grubu oluşturacağız.
Ebeveyn olan sensin!
Ebeveyn olmanın yükümlülükleri senin için önemli olmasa da.
Özellikle eğer ebeveyn tüm yaşama sevincini kaybettiyse.
Ebeveyn yatak odasında da boğuşma izleri vardı demiştin.
Ebeveyn kitabı diye bir şey yok.
Ebeveyn olarak kendinize zor soruları sormanız gerek.
Gerçek ebeveyn budur işte.
Ebeveyn olan o, sen değilsin.
Birçok ebeveyn, çoktan öldü bile.