EMINIM in English translation

sure
emin
elbette
tabi
kesinlikle
kesin
tabiî
i bet
kesin
i̇ddaya girerim
eminim
bahse girerim
i̇ddiaya girerim
herhalde
surely
şüphesiz
elbette
kesinlikle
doğrusu
şüphe yok
çünkü
mutlaka
gerçekten
muhakkak
kesin
i know
biliyorum
tanıyorum
bilirim
anlıyorum
tanırım
positive
pozitif
olumlu
emin
artı
iyimser
i believe
inanıyorum
sanırım
i̇nanıyorum
düşünüyorum
sanıyorum
olduğuna inanıyorum
ben inanıyorum
galiba
sanırım bu
inanırım

Examples of using Eminim in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Tükürük testi yaparsak seninkilerden bir hayli bulacağımıza eminim.
AND IF WE TESTED IT FOR SPITTLE, I'M SURE WE would FIND PLENTY OF YOURS.
Elinizde Washington manzarası olduğundan eminim.
I'M SURE YOU HAVE A GOOD BACKDROP- OF WASHINGTON.
Yine hamileyim. Bu sefer erkek olduğundan eminim.
I'm with child again and this time, I'm SURE it's a boy.
Şu anda bunun gerekli olmadığına eminim Bayan Barlowe.
I'M SURE WE DON'T HAVE TO TAKE CARE OF ALL THAT NOW, MRS. BARLOWE.
Söylediğin herşeyin'' tezek'' olduğuna oldukça eminim.
EVERYTHING YOU JUST SAID I'M PRETTY SURE IS HORSE PUCKY.
Çok üzüldüm. Eminim o.
I'M SURE HE will… I'M REALLY SORRY.
Önemli bir şey olmadığına eminim.
I'M SURE IT'S NOTHING SERIOUS.
Eminim hiç gitmemişsinizdir?
Are you sure you haven't been?.
Eminim Tel Avivliler ATMye doğru yola koyulmuşturlar.
Bet you Tel Aviv is on their way to the ATM right now.
Hood eminim cesur kadınlardan hoşlanıyordur, değil mi?
Hood certainly likes his ladies spirited, doesn't he?
Eminim o da bir annedir!
I will bet you she's somebody's mother, too!
Eminim diğer ikisi gibi onu da boğmuştur.
Bet you he strangled her, just like the other two.
Eminim Kung Fu, kredi kartını oradan aldı. Bu kâbus gibi bir şey.
I will bet you that's where kung fu got your credit card.
Eminim, gelecekte modern bilimle tamamen düzeltilmesi mümkün olacak.
I'm convinced that modern science will be able to correct even more in the future.
Eminim ki cüzzamlılar sizin kadar çekici değildir.
I doubt lepers are so charming.
Eminim her şey yoluna girecek.
I will bet you that everything's gonna be just fine.
Fakat eminim ki hala Super Saiyan olabilirim istediğim zaman, belki!
But I can definitely still turn Super Saiyan when I want to, maybe!
Kristalin burada olduğuna eminim, bizim tek ihtiyacımız olan o.
The crystal definitely is, and that's all we need.
Ama eminim ki o kasetlerde Bonnienin ölmesi için yardım ettiği insanlar var.
But I will bet you that they're interviews with people that Bonnie helped die.
Mahkumlarim, senden daha iyi tanidigimdan eminim geri gelmeyecek benim için simdi beklemek ise yaramaz Kaçmak istediklerini alamiyorum.
My inmates, that I know better than you, I am sure will not come back I can not get that they would like to escape for me, it is useless to wait now.
Results: 41885, Time: 0.0492

Top dictionary queries

Turkish - English