ETKILER in English translation

affects
etkileyecek
etkileyebilir
etkiliyor
etkiler
etki
etkileyecek mi
etkileyebilir mi
effects
sonuç
efekt
etkisi
etki
yürürlüğe
tesiri
influences
nüfuz
etkisi
etki
etkilemesine
tesiri
impact
darbe
etkisi
çarpışma
etki
çarpma
etkiliyor
darbeden
impresses
etkilemek
imrendirmesin
etkiler
etkileyin
attracts
çeker
çekmek
çekiyor
çeken
çekecek
cezbediyor
ilgisini çekiyor
çekici
etkilemelerini
dikkatini
affect
etkileyecek
etkileyebilir
etkiliyor
etkiler
etki
etkileyecek mi
etkileyebilir mi
effect
sonuç
efekt
etkisi
etki
yürürlüğe
tesiri
impacts
darbe
etkisi
çarpışma
etki
çarpma
etkiliyor
darbeden
influence
nüfuz
etkisi
etki
etkilemesine
tesiri
affecting
etkileyecek
etkileyebilir
etkiliyor
etkiler
etki
etkileyecek mi
etkileyebilir mi
affected
etkileyecek
etkileyebilir
etkiliyor
etkiler
etki
etkileyecek mi
etkileyebilir mi
impress
etkilemek
imrendirmesin
etkiler
etkileyin

Examples of using Etkiler in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Söylediğin hap olacak etkiler almak yarım saat.
You said the pills will take effect in half an hour.
Franklinin ılımlı etkiler olarak adlandırdığı şeylere bakalım.
Let's see to the storage of Franklin's so-called moderating influence.
Köpeklerin vefakarlığı bizi etkiler.
Dogs' faithfulness impresses us.
Aldığı etkiler. Kötü etkiler benden gelecek.
The evil influences, that's all going to be me. The influences.
Bazı etkiler sinsi yollarla soruna neden olabilir.
Impacts can also cause trouble in sneakier ways.
Bu etkiler beni çılgına çeviriyor!
The effect is that it's pissing me off!
Kötü yoldaşlar kötü etkiler doğurur, bu iyi değil.
Bad companions have bad influence, it's no good.
Oğlan kızı etkiler.
Boy impresses girl.
Aldığı etkiler. benden gelecek. Kötü etkiler.
The evil influences, that's all going to be me. The influences.
Bu etkiler herkesin önüne çıkıyor.
These impacts are coming everyone's way.
Üst solunum yollarını etkiler.
Affecting the upper respiratory tract.
Optik etkiler Pockel hücrelerinin çalışmasının temelidir.
The Pockels effect is the basis of the operation of Pockels cells.
Bu iki dünya, bizim ve onların dünyası, birbirlerini inanılmaz derecede etkiler.
These two worlds, ours and theirs, influence one another to an extraordinary degree.
Eminim bu piliçleri oldukça etkiler.
I will bet that really impresses the babes.
Küresel etkiler- gıda fiyatları
Global impacts- food prices
Umarım tek bu vardiyayı etkiler.
I hope only this shift's affected.
Enerji maddeyi etkiler.
Energy affecting matter.
İnsan parazitlerinde, parazitin ve hastalığın epidemiyolojisi ana aralığı etkiler.
In the case of human parasites, the host range influences the epidemiology of the parasitism or disease.
Bu Amerikan halkını nasıl etkiler, farkında mısın?
Do you realize what effect this will have on the American people?
Ben müşterileri hallederim, o da onları etkiler.
I bring the clients in, she impresses them.
Results: 1020, Time: 0.0465

Top dictionary queries

Turkish - English