Examples of using Evine in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Git evine!
Evine atılacak olan!
Yas zamanında evine bir parça renk getirmesi için.
Yarın evine döner dostum.
Evine gidip dinlenmeye ne dersin?
Gabrielin evine gitmeden Prue ile orda buluşacağız.
Beni evine aldın ve iyileştirdin, Ava.
Evine doğru yürü.
Evine hala göz kulak olmaktan zarar gelmez.
Neredeyse evine gidiyordum.
Evine gittim Gwen.
En sevdiğim şeyler Beni bakım evine yatıracaksın, değil mi?
Beni asla evine götürmek istemiyorsun.
Sende evine Tiny.
Birinin evine giremezsiniz, ve eşyalarına dokunmaya.
Lindsaynin evine parayı gerçekten o yerleştirmiş.
Onu evine çağır bayılt sonra da bodrumuna bağlı.
Bay Shipley, Ylva misafir evine yerleşmeniz için size yardım edecek.
O zaman artık evine gitmeyecek misin?
Beni evine davet et.