Examples of using Evinin in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Herkes kendi evinin önünü temizliyor. Evet.
Baxterın mı? Bana evinin anahtarını vermedi.
Ne için?- Bize evinin anahtarlarını verdi?
Ajan Dunhamın evinin 3 sokak ötesine kadar olan trafiği inceledim.
Bu çöpleri başkasının evinin önüne nasıl yığarsın?
Evinin civarında kendisini gören yok.
Pek çok cenaze evinin de doku kurtarma koordinatörleri vardır.
Grant-Nash evinin ilk resmi partisi.
Evinin önüne bile kamera yerleştirmiş. Hâlâ çalışmakta olan bir savcının.
Hepimizin evinin yok olduğunu düşünmezsek tabi.
Artık Agee evinin 2 yeni üyesi var.
George Selwayin evinin önünde arabada gördüğünüz kadın.
mutlu insanların evinin önünden geçeyim.
Müşterinin evinin yakının da… alarm geliştirme üzerinde çalışıyordum.
Mason Wardın evinin kuzeybatısında.
Adli tabiplikten Benjamin Williamsın evinin raporu geldi.
Evet. Herkes kendi evinin önünü temizliyor.
KUŞATMA BAŞLAR 108 keskin nişancı yerle bir edilmiş tilki evinin etrafında mevzilendiler.
Bu deniz kabuğu da, askerlerden birinin evinin altında gömülü halde bulundu.
Evet. Herkes kendi evinin önünü temizliyor.