Examples of using Evliya in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Sonuçta… hepimiz evliya olamayız ya.
Bu civarda Kelvin ile ilgili konuştuğum herkes, onu Evliya gibi seviyor.
Bayan, evliya değilim, ama katil değilim yada çocuk tacizcisi.
Yılında Türk gezgin Evliya Çelebi, meşhur Seyahatnamesinde Eğri Palankadan söz etmiştir.
Ama bunca sene sana bencil bir kahpe gibi davranırken… sen evliya gibiydin resmen.
Ama bunca sene sana bencil bir kahpe gibi davranırken… sen evliya gibiydin resmen.
Evliya, İnşaat Mühendisliği Bölümünde 2547 sayını YÖK kanunun 50/d maddesi uyarınca araştırma görevlisi olarak çalışıyordu.
Eğitim Sen ODTÜ İşyeri Temsilcisi Ekin Erdem Evliya, görev süresinin uzatılmamasına karşı açtığı davayı kazandı.
Evliya adına dava açan Eğitim Sen, görev süresinin uzatılmaması işleminin iptalini istedi. Eğitim Sen,
Evliyaya ihtiyacın var.
Belki evliyayım, belki de bir suçlu.
Dünyanın her yerinden insanlar Evliyanın mabedine ibadete geliyorlar.
Evliyanın sözlerini unuttun mu?
Ayrıca… o evliyaya söz verdiniz günlük beş altın sikkeden dolayı.
Evliyalık, Ölümsüzlük.
Elçiler, evliyalar ve kutsal kitaplarla ve öldüreceklerinden bazıları.
ODTÜ Rektörlüğü ise savunmasında Evliyanın sendikal faaliyetleri ile görev süresinin uzatılmasının birbirinden ayrı olduğunu, Bölüm Başkanlığının hakkında
Peygamber Efendimiz SAV, Peygamberlerin sonuncusu, Yuce Peygamber SAV geldi ve onun mirascilari, evliyalar, ve seyhler ozellikle bu en seckin yolda geldiler.
Evliya falan değilim.
Evliya mısın sen?