Examples of using Fakir in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ama fakir olmanın soylu bir tarafı yok.
Fakir olmanın soylu bir tarafı yok.
Dedem fakir, afyonla işi olmayan dürüst bir adamdı.
Hatta Sien de fakir olmasına rağmen onla evlenmek istemişti.
Sen fakir miydin?
Fakir cenneti.
Fakir bir aileydik.
Fakir, üzgün, görünmez ve ufak adamın tekisin.
De fakir ama gururlu bir ailede doğdum.
Benim kadar fakir olaydın seni de aşardı.
Bu fakir hapishane onların yerine yenilerini alamaz.
Haziran 1896da fakir güneyli bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi.
Kim fakir numarası yapar ki?
Fakir olduğum için mi böyle?
Fakir oldukları için, anneme sinirlenmiştim.
Fakir, Albay Faud.
Siz fakir, o çok zengin.
Çok fakir olduklarını sanıyordum.
Yıllar sonra, kendinden daha fakir olanlara yardım etmediği için suçluluk hissediyor.
Fakir ve çaresizim.