Examples of using Fareyi in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Fareyi öldüren, insanı daha çabuk öldürür diyor.
Düşün, bir atışta fareyi öldürüyorsa insanı nasıl öldürür.
Liv, fareyi sallıyorsun şu anda.
Joeye fareyi söylesene.
Fareyi beslemek ne demektir, bilir misin, Will?
Fareyi unut. Fare bir illet.
Birkaç tane fareyi nasıl kanıt olarak alacağız?
Fareyi herkes biliyor.
Fareyi seviyorum.
Fareyi düşünün.
Kedi fareyi yer ve döngü başa sarar.
Fareyi alıyorum, Bayan.
Evet, kedi fareyi yemeden önce onunla saatlerce oynar.
Ne? Fareyi bir aslan bile büyütse, fare yine faredir. .
Fareyi alan Jan Kralje çalışıyor.
Dairemdeki fareyi yakalayalım partisi yapmayı düşünüyorum.
Fareyi emziren bir keş.
Ama biz kedinin fareyi yakaladığı… gibi yakalamak için orada olacağız.
Fareyi ısıran bir keneyi öldürebilirsek kene hastalık taşıyamaz.
Yılan fareyi yedi.