Examples of using Fedailer in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Evet ama fedailer kimlikleri tarıyor. Kime hangi VIP bilekliğinin verildiğinin kaydını tutuyorlar.
Evet, bunu daha önce düşünmedim ama fedailer, Kingin dün gece müşterilerden bir adamı geri çevirmesiyle birlikte adamın oldukça hiddetlendiğinden söz etmişlerdi.
Ve kült üyeleriyle o fedailer arasında pek sevgi olmadığı ortada olduğuna göre Kobra gelip onları dışarı atmış olmalı.
O kocaman New Yorklu fedailer bu işin çok havalı olduğunu düşünüyorlar tek düşündükleri fedailik diğer fedailerle takılıp hep işlerden konuşuyorlar.
Fedailer Irak Ulusal Baskı Makinesinden arta kalanları ele geçirdi. Şimdi de milyarlarca Amerikan doları basacaklar.
Michael Jonesun öldürüldüğü barda hiç kimse Maggienin kardeşlerinden birini gördüğünü hatırlamıyor Barmenler, fedailer.
Şimdi hükümet fedaileri silahlarıyla ve helikopterler kızıötesi gözlüklerle beni takip ediyor.
Yeraltı dünyasının fedaileri ve keskin nişancılarla anlaşmaya varmanın imkanı yok.
Bunlar da ne? Son model HYDRA fedaileri.
Sanırım onlar daha çok kiralık fedailerdi.
Senin kulüpte fedai olmanı istiyor.
Fedainin ne demek olduğunu biliyorsun, değil mi?
Fakat Whit Colemanın fedaisi, onun için'' hep geri gelir'' diyor.
Sen Leydinin fedailerinin komutanısın fazlası değil.
Fedailik işi.
Fedaisi şoför numarası yapıyormuş meğer.
Fedailerinden birisi ise hayatını kaybetmişti.
Hangi fedaiyi?
Adamımız Masseyin fedaisi gibi görünüyor.
Fedainin biribe yumruk attığın için yakında öleceksin.