Examples of using Fen in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Fen yeteneğinden eminim ileride çok yararlanacaksın.
Fen bilgisi öğretmeniydim.
Fen hakkında konuşmaya devam edeceksin sen.
Fen hakkında bir şey bilmiyorum ki.
Dersimiz fen bilgisi.
Dersimiz fen ve teknoloji.
Sayenizde fen fakültesine geri döndüm.
Fen hamile.
Fen bilgisinde çok başarılıdır.
Fen derslerinde gayet iyiyim.
Fen bilgisinde iyi olmasına rağmen, Tom bir doktor olmak istemiyor.
Fen hakkında bir şey biliyor musunuz?
Her zaman fen dersinde kötü olmuştum.
Fen Domar ile yapılan savaşta hasar gördü.
Fen bilgisi sınavını ne yaptın?
Fen bölümü hangi tarafta?
Frank Shanei fen fuarında görmek o kadar muhteşem ki.
Bu fen dersi, kilise okulu değil.
Bronx Fen Lisesine gidiyorum.- Gerçekten mi?
Fen derslerinde kız çocuklar olmaz.