Examples of using Field in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
İlk ayımızda Efen Field serverlarından birini neredeyse mahvettik.
İlk ayımızda Efen Field serverlarından birini neredeyse mahvettik.
Ted Field, varlıklı Marshall Fieldin ailesinin hainiydi.
Ted Field, varlıklı Marshall Fieldin ailesinin hainiydi.
Bederich dedi ki: Field davası sona erdi.
Bederich dedi ki: Field davası sona erdi.
O zaman NATOdaki Field Marshall Howardı aramalısın… ya da Pentagondaki Savunma Bakanlığı Sekreterini.
Optimizasyon süreçleri üzerine kapsamlı bir teori geliştireceğim… Field ödülü kazanıp Riemann hipotezini çözeceğim.
Teğmen Keith, sivil pilot lisansı için deneme sürüşünü iki hafta önce… Virginia, Lafayette Field kırsalındaki küçük bir havaalanında yapmış.
So when he took those binoculars and looked at the field, Eline dürbünü aldığında, alanda tanıdık sımayı gördü ve 55 sayıyı.
Amerikan casusu olduğu herkesçe malum olan Noël Field ile temasa geçtim ve verdiğim bilgi karşılığında 800 İsviçre Frangı aldım.
Amerikan casusu olduğu herkesçe malum olan… Noël Field ile temasa geçtim…
Field Müzesine gitmiştik ve kalın derili hayvan tablosuna yaptığı şakaya gülüyordum
Ginny Field bir mucize eseri baltalı katilin saldırılarından kurtuldu ve bugün bölgedeki hastaneye götürüldü.
Bana Field Theory sınıfındaki ve elektromanyetik alan yaratabilen en zeki çocukları bul Danni, Danni, bir bilgisayar geliştirin.
McDonalds ve Walt Disney Şirketi hesaba yardımcı oldu ve Field Doğa Tarihi Müzesi de bundan yararlandı.
Ben Preston Lacy ünlü futbolcu Josh Brown ile birlikteyim, ve bu da Field Goal.
Till you take a bullet and want morphine. Meanwhile, you all treat us like the field goal kicker.
Hubble Ultra Derin Alan, veya HUDF( Hubble Ultra Deep Field) Fornax takımyıldızının küçük bir bölgesinden,
aynı zamanda İralndadaki the Abbey Theatre, the Field Day Theatre Company,