FIRAR in English translation

escape
kaçmak
kaçışı
firar
kaçar
kaçak
kaçış
çıkışı
aciz
desertion
firar
kaçtığı
yüz çevirmesinden endişe ederse
terk ettiğin
yüz çevirmesinden korkarsa
jailbreak
firar
kaçtı firar
bir hapishaneden kaçış
erişebilecek
break
mola
kır
ara
kırmak
kırın
kırılır
kıracak
zorla
bozmak
kırık
escaped
kaçmak
kaçışı
firar
kaçar
kaçak
kaçış
çıkışı
aciz
escaping
kaçmak
kaçışı
firar
kaçar
kaçak
kaçış
çıkışı
aciz
on the run
kaçak
kaçıyor
kaçan
koşuyor
kaçtı
kaçarken
firarda
koşarken
koşturuyor
koşuda
玩忽职守

Examples of using Firar in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Firar! Ona içinde olduğumuzu söyle.
Jailbreak! Tell him we're in.
Firar ettiğin için seni vurabilirdim, ama seni bu rezillikten kurtarmayı yeğlerim.
I could have you shot for desertion, but I would rather spare you that disgrace.
İki hafta önce dünya-dışı kolonilerden bir firar oldu.
There was an escape from the Off-world colonies two weeks ago.
Firar sizin için sadece bir kaymak tabaka oyunu!
Your escaping is just some bloody upper-crust game!
Yardım ettiğin Finli kadın, dün gece firar etmiş.
The Finnish woman you helped escaped last night.
Firar, patlama, kraliyet temsilcisi kılığına girme.
Jailbreak, explosion, impersonating royal emissary.
Suçlamalar şimdi… Komuta edememek firar ve korkaklık.
Now, the charges are… failure to exercise command… desertion, and cowardice.
Iki hafta önceDünya-disi kolonilerden bir firar oldu.
There was an escape from the Off-world colonies two weeks ago.
Firar birinci adımdı.
Escaping was step one.
Hedef, 71 yilinda firar ettigin karargâh.
The prison camp you escaped from in'71 is the target area.
Hapishane ayaklanması ve firar.
Prison riot and jailbreak.
Eh, gidemezsin. Firar cezasını biliyorsun.
Well, you can't go. You know the penalty for desertion.
Iki hafta önce Dünya-diºi kolonilerden bir firar oldu.
There was an escape from the Off-world colonies two weeks ago.
Akıl hastanelerini kontrol etsek iyi olacak. Belki sekse susamış birkaç hasta firar etmiştir.
Better check with mental hospitals in case some sex-starved patient has escaped.
Bir ayaklanma veya firar olmalı.
Must be a riot or a jailbreak.
Eh, gidemezsin. Firar cezasını biliyorsun.
You know the penalty for desertion. Well, you can't go.
Onu sizin götürecekseniz,% 90 firar edecek demektir.
By transferring him to you, we were 90% sure he would escape.
FBI. Dün gece Cumberlandden firar eden iki kaçağı arıyoruz.
We're searching for two fugitives escaped from Cumberland last night. FBI.
Geldiğim yerde buna firar derler.
It's called a jailbreak where I come from.
Daha kötüsü, çok daha kötüsü. Firar.
Worse.- Desertion. Much worse.
Results: 285, Time: 0.0323

Top dictionary queries

Turkish - English