Examples of using Firar in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Firar! Ona içinde olduğumuzu söyle.
Firar ettiğin için seni vurabilirdim, ama seni bu rezillikten kurtarmayı yeğlerim.
İki hafta önce dünya-dışı kolonilerden bir firar oldu.
Firar sizin için sadece bir kaymak tabaka oyunu!
Yardım ettiğin Finli kadın, dün gece firar etmiş.
Firar, patlama, kraliyet temsilcisi kılığına girme.
Suçlamalar şimdi… Komuta edememek firar ve korkaklık.
Iki hafta önceDünya-disi kolonilerden bir firar oldu.
Firar birinci adımdı.
Hedef, 71 yilinda firar ettigin karargâh.
Hapishane ayaklanması ve firar.
Eh, gidemezsin. Firar cezasını biliyorsun.
Iki hafta önce Dünya-diºi kolonilerden bir firar oldu.
Akıl hastanelerini kontrol etsek iyi olacak. Belki sekse susamış birkaç hasta firar etmiştir.
Bir ayaklanma veya firar olmalı.
Eh, gidemezsin. Firar cezasını biliyorsun.
Onu sizin götürecekseniz,% 90 firar edecek demektir.
FBI. Dün gece Cumberlandden firar eden iki kaçağı arıyoruz.
Geldiğim yerde buna firar derler.
Daha kötüsü, çok daha kötüsü. Firar.