Examples of using Foklar in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Foklar, su içinde çok çevik olmalarını sağlayan çok hareketli bir omurga geliştirmişlerdir ve köpekbalıkları için zor hedeftirler.
Halkalı foklar kutup ayılarının ana avlarından biridir ve çok uzun süredir
Kutup ayılarının günlük mönüsünün çoğunu foklar oluşturur ve onları bulmak için yavrusunu er
Foklar büyük bir seyircinin önünde yemek almak için hileler yapmayı öğretmiştir.
Foklar, bir insanın basınçtan dolayı büzüşebileceği bu derinliklerden yüzeye doğru çıkarlarken dalgıçları felç edebilecek bu derin dalışların hiçbir kötü etkisine maruz kalmazlar.
Dünyanın en güneyindeki bu foklar Antarktikadaki en büyük aktif volkanın -Erebus dağının- gölgesinde yaşarlar.
Foklar, albatroslar ve pek çok penguen de daha tam olarak
Ama yetişkin foklar, tecrübeli ve çok ihtiyatlıdırlar.
Ancak foklar geniş bir mönüye sahip olduğundan sardalyalar dönene dek başka şeylerle
Halkalı foklar 35° Kuzey enleminden Kuzey Kutbuna kadar olan bölgede Arktik Okyanusunun tüm denizlerinde yaşarlar.
Burada anne foklar buzlar arasındaki deliklerden yukarı çıkar
Cystophora cristata) ile birlikte bu foklar Phocinae alt familyasını oluşturur.
Bir tür uskumru en sevdikleri yiyecektir. Ancak yüzeye sadece gece geldiklerinden foklar gün ışığı saatleriyle vakit geçiriyor.
Hayvan ailemize katılan penguenler… ve foklar hepinize sevgilerini gönderiyor.
Ancak memeli oldukları için de yüzeye çıkıp solumaları gerekir. Halkalı foklar, suda yaşamaya tamamen adapte olmuştur.
Foklar tuzlu suda yaşadığından her zaman susarlar bu yüzden avcı,
Evet, foklar şu inanılmaz karışık iletişim sistemine sahipler bu da onlara ağız dalaşlarını kavga etmeden çözme imkanı veriyor.
Açık denizlere ulaşım şansı olmayan foklar bu deliklerin yakınlarında durmak zorundadadır.
Tamadaki foklar için ve karaya vuran balina Choshi için… 300 bin sterlin bağışladık.
Bunların ilki: foklar tuzlu suda yaşadığından her zaman susarlar… bu yüzden avcı,