Examples of using Formalar in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Biz de temizdeyiz. Formalar imzalandı ama anlamları yok.
Şu formalar yıkansın da yarınki maça hazır olalım.
Formalar imzalandı ama anlamları yok.
Sana bir şey soracağım. Geldiğin yerde formalar nasıl?
Onlara, yarı finale özel yeni formalar sattım.
Glen Gary, sen bize pembe formalar aldın, evet, ama, bunu biliyor musun?
Bu formalar bizi birleştiriyor, çünkü hepimiz sahada pembeler içerisindeyiz, doğru mu?
Farklı renklerde formalar ve kulak koruyucu başlıklar giyen tayfalar, gösteriyi seyretmek için güvertenin iskele tarafında toplandı.
Bizim çocuklar formalar için köşebaşlarında çalıştılar,… kapı kapı dolaşarak arabaları yıkadılar.
İngilterede daha dayanıklı renklere sahip yeni formalar sağlayabilecek bir bağlantısı olup olmadığını sordu.
Bizim çocuklar formalar için köşebaşlarında çalıştılar, kapı kapı dolaşarak arabaları yıkadılar.
ponpon kız giysileri, terli formalar.
ponpon kız giysileri, terli formalar.
O formada benim terim var!
Eğer o milli takımın formasını giyiyorsan,… o senin görevidir.
Sırtımdan formayı aldı resmen!
Senin forman olduğunu zannetmiyorum pek, di mi, Merle?
Formayı kuru temizlemeciden mi aldın?
Benim formamı alan kel adam bu!
Okul formanı ve yerel kimliğini o zamana kadar çekmecemde hazır ederim.