UNIFORMS in Turkish translation

['juːnifɔːmz]
['juːnifɔːmz]
üniformaları
uniform
tunic
polisler
police
cop
officer
giymiş
wear
put
dress
clothes
üniforma
uniform
tunic
üniformalar
uniform
tunic
üniformalarını
uniform
tunic
polis
police
cop
officer

Examples of using Uniforms in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Its namesake was the result of the early Nazi Party uniforms, which were brown.
Adını Nazi Partisinin ilk üniformalarının rengi olan kahverenginden almaktaydı.
Our old uniforms, from our days of glory.
Eski üniformamız. Zafer günlerimizden kalma.
They know how hot they look in those uniforms, don't they?
O üniformaların içinde ne kadar seksi göründüklerini biliyorlar değil mi?
You wash our uniforms every day.
Üniformalarınızı her gün yıkıyorsunuz.
They stole our uniforms, guns and Tasers!
Üniformalarımızı, silahlarımızı ve şok tabancalarımızı çaldılar!
Just don't try to get me into one of those uniforms.
Beni şu üniformalardan birinin içine sokmayın da.
You're wastin' all these uniforms against this back wall.
Tüm üniformalıları arka duvarın karşısında heba ediyorsun.
Those uniforms are banging.
Üniformalarınız bir harika.
Their uniforms had no markings.
Üniformalarında işaret yoktu.
Its presence will be… provocative, whatever the color of the uniforms.
Ordunun varlığı üniformaların rengi ne olursa olsun, kışkırtıcı olacaktır.
Listen, I got uniforms holding'em back, but the media are going nuts.
Dinle, üniformalılar onları geride tutuyor ama basın çıldırıyor.
Not to see my uniforms.
Benim üniformalarımı görmeye mi?
The uniforms of the bombers?
Bombacılar üniformasını giyiyordu?
You got black uniforms, no insignias… no flag of origin.
Üniformalarınız siyah, rütbe işaretleriniz yok. Bayrak ya da nereli olduğunuza dair bir şey yok.
We have these uniforms. Maybe we can just walk through.
Onların üniformalarından giyiyoruz belki de öylece yürüyüp geçebiliriz.
The Code 484… couple of uniforms took him away two hours ago.
Kod 484 birkaç üniformalı iki saat önce onu götürdü.
Give him one of the Sardaukar uniforms we have taken.
Aldığımız Sardokar üniformalarından birini verin.
Get those uniforms off now!
Hemen üniformalarınızı çıkarın!
Bynum uniforms have scannable badge codes.
Bynum üniformalarında taranabilir kimlik barkodları bulunur.
Then you're saying now they got access to Saudi uniforms?
Artık Suudi üniformalarına da mı erişebiliyorlar?
Results: 1699, Time: 0.061

Top dictionary queries

English - Turkish