Examples of using Formda in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Adam formda değildi.
Formda olmalıyım çünkü her gün tehlike altındayım.
Değişik formda… Nedir bu?
Psikolojik formda işkence olabilir.
Formda güzel duracak türden bir şey değil.
Formda mısın?
Bir de, formda arabanın kaç kmde olduğunu yanlış yazmışsın.
Sonra da formda kardeşim yok demişsin.
O, formda ve kaslı.
Beni formda tutuyor.
Formda soruyor.
Bu formda yok.
Sınıfımızın sloganı Formda kal, iyi görün idi.
Kendini formda tuttuğunu gördüğüme sevindim.
Çünkü biz formda değildik ve erkek gibi oynamadık.
Yani şişman ve formda değilim, bunu mu söylüyorsun?
Formda görünüyor.
Hayır, çünkü formda öyle bir soru yoktu.
Formda olup olmadığını görelim?
Sürerek formda kalmalıyım.