Examples of using Gelgitin in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Tropik fırtına akıntı ve gelgitleri etkilemiştir. O yüzden atladığında.
Yüksek gelgite kadar bekleyelim.
Yüzündeki bu şey gelgiti etkiliyor mu?
Hikayenin gelgitleri aci getiriyor.
Ay, gelgitlere… Ve kadınların adet kanamasına neden olur.
Gelgite kadar bekleyeceğiz.
Onlar da gelgiti kullanmayı öğrenmişler.
Ayın gelgitine karşı gelenlerin başına gelecek budur!
Akıntılara ve gelgitlere çalışmamı söylemiştin.
Zamanın gelgitine karşı yüzebilirsiniz. Bir yeteneğin olduğunda.
Atalarımız onun gelgiti nasıl çekip ittiğini görmüş ve nasıl yapacaklarını öğrenmişler.
Kaptan gelgiti yakalamak arzusunda olduğu için… Clarkson ve ben hemen feribota bindik.
Gelgiti hesapladım.
Bu gelgiti kaçırırsak gün ağarana kadar bir yere gidemeyiz.
Nde gelgit ve ay uyum içinde olmayacak.
Thamesda bahar gelgiti var, ötesinde okyanus.
Gelgit, sahilde etkisi olan tek kuvvet değildir.
Sandala bin, gelgiti kaçıracaksın. Acele et.
Gelgitin şerefine!
Gelgitin gelişini hatırlıyor musun?