Examples of using Gerzek in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bu gerzek bana çocuk muamelesi yapıyor!
Şu gerzek Pilatus ne oldu?
Gerzek Lisa. Ben… Böyle otellerde kalmam.
Yanındaki o gerzek veletlerle aran nasıl?
Aç o zaman, gerzek.
Nasanin senin için resim çizdi. Ove! Gerzek.
Çifte gerzek!
Gerzek kıçını hapse tıkarken sen de bana Şerif John dersin artık.
Bana bahsettiğin gerzek şu mu?
İnsanların sana'' Gerzek demesi sinirini bozuyor mu peki?
Dişsiz gerzek, taşaklarını koparacağım senin!
Gerzek Lisa. Ben… Böyle otellerde kalmam.
OrtaBatıda dağ falan olmaz lan, gerzek.
Ove! Nasanin senin için resim çizdi. Gerzek.
Ağabey, seni gerzek!
Bunu giydiğimde, benim gerzek annem görmesin diye saklamak zorundayım.
Gerzek değilim ben!
Hey, bana dedigin gerzek şu mu? İyiyim?
Bilgisayarını kapattığını görüyorum gerzek. Görüntün kesiliyor.
Kaçık gerzek bize bakmayı kesmiyor.