Examples of using Getirince in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Arabasını geri getirince Kayla çok heyecanlandı.
Seninkiler de, bana Moreauyu getirince silinecek.
Ama sen Luthorcorpdan haberi getirince.
Sonrasında Mitch eve Cami getirince ben kıymete bindim.
Demiri bir ateş koru haline getirince.'' Bana erimiş bakır getirin üzerine dökeyim'' dedi.
Ayrı ayrı bir şey ifade etmiyorlar ama bir araya getirince… Star City Elettrikin logosu oluşuyor.
Ayrı ayrı bir şey ifade etmiyorlar ama bir araya getirince… Star City Elettrikin logosu oluşuyor.
İşte o( Musa), tarafımızdan kendilerine hakkı getirince: Onunla beraber iman edenlerin oğullarını öldürün, kadınları sağ bırakın! dediler.
Ayrı ayrı bir şey ifade etmiyorlar ama bir araya getirince… Star City Elettrikin logosu oluşuyor.
Musa, Onlara katımızdan hakkı getirince:'' Onunla beraber inananların oğullarını öldürün, kadınlarını sağ bırakın!'' dediler.
bir araya getirince… Star City Elettrikin logosu oluşuyor.
Musa katımızdan onlara gerçeği getirince:'' Onunla beraber iman etmiş kimselerin oğullarını öldürün, kadınlarını sağ bırakın'' dediler.
Musa onlara apaçık ayetlerimizi getirince: Bu, olsa olsa uydurulmuş bir sihirdir.
RAB sürgünleri Siyona geri getirince, Rüya gibi geldi bize.
Cyndie denen kız bana yemek getirince baygın gibi yapıp onu takip ettim.
RAB sürgünleri Siyona geri getirince, Rüya gibi geldi bize. Siyonu eski gönencine kavuşturunca››.
Bu ikisini bir araya getirince uçak titanyum üretiminde çalışan ilginç bir şüphelinin profili ortaya çıkıyor.
Paramı getirince alırsın çocuğu.
Yüzüğümü getirince görüşürüz.
Bir sonrakini Marayı getirince yaparız.
