Examples of using Getirmesi in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Birinin halen Ravenı getirmesi gerekiyor.
Böylesine ufak bir yerin… bu kadar çok insanı bir araya getirmesi ne garip.
Dayalı döşeli bir daireye bir kadının özel yapım kadeh getirmesi gibi.
Babanın hala hayatta olmasının tek sebebiyse bana senin hızını getirmesi.
Kaderin bizi bir araya getirmesi gibi.
Sonra randevuyu unutup, eve bir grup tuhaf adam getirmesi.
Böylesine bir krizin ikimizi aynı odada bir araya getirmesi.
Kaderin onları tekrar bir araya getirmesi gibi.
Birisinin onları getirmesi lazım.
Ama asıl mesele, Finnin Izzieye yemek getirmesi.
Babanın bu sefer seni getirmesi ne hoş.
Bu sorun değil, Angelın Dursları öldürüp kafasını buraya getirmesi dışında.
Babanın bu sefer seni getirmesi ne hoş.
Sarah Jessica Parkerın küçük James Wilke Jessica Broderick Parkerı getirmesi ihtimaline karşı.
Söğüt suyu getirmesi için birini yolluyayım mı?
İşte, sana şans getirmesi için bir şeyim var.
Kıyılarımıza daha fazla adam getirmesi riskini göze mi alalım?
Böceğin Dance için getirmesi gereken parçalar olmayınca çok ağır çalışıyorlar.
Profesyonel bir tesisatçı getirmesi için borç vermeyi önerdim.
Seni, ailenin buraya getirmesi gerekiyordu, değil mi?