Examples of using Halatlar in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Kahretsin, halatlar hâlâ bağlı görünüyor.
Zeplini tutan halatlar teker teker kopuyor!
Halatlar kopana dek kütüklerin birbirine çarpacağını söyleyen?
Halatlar sabit. Saat 9 yönüne ilerleyin!
Tamam, halatlar nerede?
Halatlar nerede? Lanet olsun!
Kahretsin. Halatlar nerde?
Geri kalan halatlar nerde?
Halatlar olmadan aşağı inmenin başka yolu yok.
Halatlar nerede? Lanet olsun?
Kahretsin. Halatlar nerde? Ölü!
Halatlar olmadan aşağı inmenin başka yolu yok.
Halatlar biraz sıkı ama sorun değil.
Havada yanık kokusu vardı ve halatlar sanki.
Tamam, halatlar bağlandı.
Lanet olsun. Halatlar nerede?
Lanet olsun. Halatlar nerede?
Bozuk ve kısa olan halatlar bile gitmiş.
Yanık kokusu vardı ve halatlar.
Pekâlâ, kalabilirsin. Maliye halatlar konusunda yardım et.