HALIS in English translation

pure
saf
temiz
tamamen
halis
safkan
safi
salt
sade
soyut
katıksız
sincere
samimi
içten
dürüst
yürekten
halis
has kılarak
içtenlikle
candandı
exclusive
özel
seçkin
münhasır
halis
ayrıcalıklı
haberi
röportaj
halis
to worship
ibadet etmek
tapmaya
kulluk
tapınmaya
tapacak
tapanların
allahtan başka taptıklarınız
halis
namaza
yowling
to serve
hizmet etmek
hizmet
servis
görev
kulluk
ibadet

Examples of using Halis in Turkish and their translations into English

{-}
  • Ecclesiastic category close
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Halis İngiliz derisi.
Genuine English cowhide.
Allaha ortak koşmadan, halis olarak Onu birleyenler olun.
Become exclusively devoted to Allah, ascribing Divinity to none other than Him.
Yalnız Allahın halis kulları azab dışındadırlar.
Except Allah's chosen servants.
En az bir düzine halis günahkâr teslim edeceğime dair.
My LOU for at least one dozen… genuine sinners delivered as described.
De ki:'' Ben, dinimi yalnız Allaha halis kılarak Ona kulluk ediyorum.
Say:'God I serve, making my religion His sincerely;
dini yalnız Allaha halis kılarak Ona çağırın.
making your religion His sincerely, though the unbelievers be averse.
Onlara, mühürlü, halis bir şaraptan içirilir.
They will be served a drink of the finest sealed wine.
O toplantıya en az bir düzine halis günahkâr getirmeyi garanti ediyorum.
I guarantee to supply that meeting with at least one dozen genuine sinners.
Ruhları kurtarılacak en az bir düzine halis günahkâr.
At least one dozen genuine sinners ready for salvation.
O halde siz, dini Allah için halis kılarak hep Ona yalvarın. İsterse kâfirler hoşlanmasınlar.
So call on God with exclusive obedience, howsoever the unbelievers may dislike it.
dini yalnızca Ona halis kılarak Allaha ibadet et.
so worship Allah, making religion pure for Him only.
Condon Halis Odabaşı ile yazdığı Atomik Yapı kitabı, 1980 yılında birkaç yıl sonra ortaya çıktı.
Atomic Structure", which Condon wrote with Halis Odabaşi, appeared several years later in 1980.
De ki:'' Ben, dinimi yalnız Allaha halis kılarak Ona kulluk ediyorum.
Say thou: it is Allah I worship, making for Him my religion exclusive.
dini yalnızca Ona halis kılarak Allaha ibadet etmekle emrolundum.
I am commanded to worship Allah, making religion pure for Him only.
Lütfen efendim, böyle konuşmayın. Abdurrahman Halis Kerküki Hazretleri burada olmasa,
Please don't say so, sir… lf Abdurrahman Halis Kerkuki weren't here,
De ki: Bana, dini Allaha halis kılarak Ona kulluk etmem emrolundu.
Say thou: verily I am commanded to worship Allah, making for Him religion exclusive.
Bu arada lafa giren Halis Bayuncuk tercümanın eksik çevirdiğini söyleyerek, Asaadın ifadesinde IŞİDten mağdur olduğunu bu yüzden Türkiyeye geldiğini söylediğini belirtti.
Halis Bayuncuk chipping in at this moment said the translator didn't full translate stated that Asaad in his testimony said he was victimized by ISIS and came to Turkey because of that.
De ki: Bana, dini Allaha halis kılarak Ona kulluk etmem emrolundu.
Say,“I was commanded to serve God, devoting my religion exclusively to Him.
kan arasıdan( çıkardığımız) halis, içenlere( içimi) kolay süt içiriyoruz.
from between excretions and blood, pure milk; palatable to the drinkers.
burada Halis Serbesle tanıştı ve bir yıl sonra da evlendi.
Bergen met Halis Serbes there and married him the following year.
Results: 139, Time: 0.0458

Top dictionary queries

Turkish - English