Examples of using Halis in Turkish and their translations into English
{-}
-
Ecclesiastic
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Halis İngiliz derisi.
Allaha ortak koşmadan, halis olarak Onu birleyenler olun.
Yalnız Allahın halis kulları azab dışındadırlar.
En az bir düzine halis günahkâr teslim edeceğime dair.
De ki:'' Ben, dinimi yalnız Allaha halis kılarak Ona kulluk ediyorum.
dini yalnız Allaha halis kılarak Ona çağırın.
Onlara, mühürlü, halis bir şaraptan içirilir.
O toplantıya en az bir düzine halis günahkâr getirmeyi garanti ediyorum.
Ruhları kurtarılacak en az bir düzine halis günahkâr.
O halde siz, dini Allah için halis kılarak hep Ona yalvarın. İsterse kâfirler hoşlanmasınlar.
dini yalnızca Ona halis kılarak Allaha ibadet et.
Condon Halis Odabaşı ile yazdığı Atomik Yapı kitabı, 1980 yılında birkaç yıl sonra ortaya çıktı.
De ki:'' Ben, dinimi yalnız Allaha halis kılarak Ona kulluk ediyorum.
dini yalnızca Ona halis kılarak Allaha ibadet etmekle emrolundum.
Lütfen efendim, böyle konuşmayın. Abdurrahman Halis Kerküki Hazretleri burada olmasa,
De ki: Bana, dini Allaha halis kılarak Ona kulluk etmem emrolundu.
Bu arada lafa giren Halis Bayuncuk tercümanın eksik çevirdiğini söyleyerek, Asaadın ifadesinde IŞİDten mağdur olduğunu bu yüzden Türkiyeye geldiğini söylediğini belirtti.
De ki: Bana, dini Allaha halis kılarak Ona kulluk etmem emrolundu.
kan arasıdan( çıkardığımız) halis, içenlere( içimi) kolay süt içiriyoruz.
burada Halis Serbesle tanıştı ve bir yıl sonra da evlendi.