Examples of using Hatun in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Terzi hatun bekliyor.
Bu özel hatun kim peki Matthew?
Şapkalı hatun mu?
O küçük hatun benim için bütün dünyadan daha değerli Shooter.
Buraya üçüncü gelişim ve hatun beni başından savmaya devam ediyor.
Bu hatun veli mi bilmiyorum.
Fakat bu senin hatan değil hatun.- Evet.
Hatun pazarına götürüp satacağım seni.
Şimdi'' İki Aptal Hatun Meksikada Tatilde'' ye dönüyoruz.
Hiçbir hatun o kaslara karşı koyamaz.
Şuradaki latin hatun var ya. Ona iyi bir gece yaşatacağım.
Hatun sen patladın.
Hatun değil. Ajan.
Hatun o kadar hoş ki ben bile bırakıp gitmezdim.
En yaşIı ve bilge hatun davul çalar.
Hatun Tuğluk, 78 yaşında dün Ankarada hayatını kaybetmişti.
Hatun benden umudu kesti. Abim de.
Sanatçılarımdan biri röportajında şişko hatun'' lafını kullandı da.
Hatun değil. Ajan.
Hatun artık senin! Durun!