LADY in Turkish translation

['leidi]
['leidi]
bayan
mrs.
miss
ms.
mrs
lady
ma'am
madam
ms
female
miss.
leydi
lady
milady
hanım
lady
miss
madam
mrs.
ms.
woman
mistress
ma'am
missy
missus
hanımefendi
ma'am
madam
lady
miss
mistress
missus
milady
mademoiselle
signora
missy
kadın
woman
female
lady
girl
kadını
women
qadi
kadi
hanımı
khan
inn
bayanı
mrs.
miss
ms.
mrs
lady
ma'am
madam
ms
female
miss.
leydim
lady
milady
bayana
mrs.
miss
ms.
mrs
lady
ma'am
madam
ms
female
miss.
bayanın
mrs.
miss
ms.
mrs
lady
ma'am
madam
ms
female
miss.
kadının
women
qadi
kadi
hanımım
lady
miss
madam
mrs.
ms.
woman
mistress
ma'am
missy
missus
kadına
women
qadi
kadi
hanımın
khan
inn
hanımefendiyi
ma'am
madam
lady
miss
mistress
missus
milady
mademoiselle
signora
missy
hanımefendiye
ma'am
madam
lady
miss
mistress
missus
milady
mademoiselle
signora
missy
hanıma
khan
inn
kadınla
women
qadi
kadi
hanımefendinin
ma'am
madam
lady
miss
mistress
missus
milady
mademoiselle
signora
missy
leydisi
lady
milady
hanımla
khan
inn
kadınım
woman
female
lady
girl
leydinin
lady
milady
hanımlar
lady
miss
madam
mrs.
ms.
woman
mistress
ma'am
missy
missus
hanımını
lady
miss
madam
mrs.
ms.
woman
mistress
ma'am
missy
missus

Examples of using Lady in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Me and the spy lady, we're not flirting, all right? Okay, look?
Dinle, casus kadınla ben flört etmiyoruz, tamam mı?
We don't want to upset the nice big lady, huh?
Hoş dev hanımefendiyi kızdırmak istemeyiz, değil mi?
I don't see why you, sir, are messing with this young lady.
Sizin neden bu genç hanıma bulaştığınızı anlamıyorum bayım.
Antron McCray and Raymond Santana said they saw you rape the lady.
Antron McCray ve Raymond Santana o kadına tecavüz ettiğini görmüş.
Or would you rather dance with that young lady over there?
Yoksa oradaki genç hanımla dans etmeyi mi tercih edersin?
I will see you very soon. Put the lady back on.
Telefonu tekrar hanımefendiye verir misin? Yakında görüşürüz.
Sir, are messing with this young lady. I don't see why you.
Sizin neden bu genç hanıma bulaştığınızı anlamıyorum bayım.
This monster hid this young lady behind the sitting room door.
Bu canavar, bu genç hanımefendiyi oturma odasına saklamış.
through the other exit, illustrious lady.
ünlü kadınla kurtarmayı umuyoruz.
It's wild. You doing right actually did this lady wrong.
Doğru olanı yaptın. Vahşice. Sen aslında bu yanlış kadına.
Complete with actor! Who is that over there if not my lady.
Şu taraftaki kim eğer benim kadınım değilse… kesinlikle bir aktör!
Mom, you have to talk to this lady. Next!
Anne, şu hanımla konuşmalısın. Sıradaki!
We're gonna have a wonderful time. You look like a lady.
Hanımefendiye benziyorsun. Çok iyi zaman geçireceksin.
Okay, looks like somebody's trying to consensually screw this young lady in peace.
Pekâlâ, birisi bu genç hanımefendiyi huzur içinde düzmeye çalışıyormuş.
Soon I shall escape the attentions of that great lady and her scintillating nephew.
Yakında o büyük leydinin ve parlak yeğeninin ilgisinden kurtulacağım.
Cannot leave. My lady, my love, my life!
Ayrılamam. Benim kadınım, benim aşkım, benim hayatım!
Well, if that young lady you shacked up with last night.
Eğer o genç hanımla dün gece ile yattın mı? Şey.
And live with you in some castle? He's gonna make you his lady.
Seni leydisi yapıp… seninle bir kalede yaşayacağını mı?
You're gonna have a wonderful time. You look like a lady.
Hanımefendiye benziyorsun. Çok iyi zaman geçireceksin.
Adjust a sensor array. I'm just helping this bright young lady.
Sensör dizisini ayarlamak için bu zeki genç hanıma yardım ediyorum yalnızca.
Results: 34237, Time: 0.0677

Top dictionary queries

English - Turkish