Examples of using Havalar in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Havalar çok sıcak, değil mi?
Aşıkken sevinçten havalar uçarız. Aşıkken.
Havalar iyi gitmeye devam ederse… kamp malzemeleri alırım.
Havalar yüzünden.
Havalar ısınınca seyahate çıkalım. Bahar yağmuru.
En azından havalar güzel. Thane!
Umarım havalar yakında değişir.
Havalar, yahut okul ödevleri hakkında.
Havalar, yahut okul ödevleri hakkında.
Havalar, yahut okul ödevleri hakkinda.
Havalar iyileşene kadar da bizimle burada kalacaksınız.
Söylesene yukarıda havalar nasıl? W?
Havalar soğuyor. Buradaki hava Kaya kadar tuhaftır.
Taipeide havalar nasıl?
Taipeide havalar nasıl? Baba.
Mossun dediğine göre havalar ısınınca grevler, isyanlar bekleniyormuş.
Havalar ne güzel değil mi?
Havalar ne güzel değil mi?
Havalar nasıl?- Hayır.
Havalar nasıl?- Hayır?