Examples of using Hedefine in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Seni hedefine götürdüm.
O, hedefine ulaşmak için çok çalıştı.
Şahin hedefine kilitlendi.
Hedefine odaklan masum hedef, odaklan.
Carrie. Hedefine geri dön.
Ay hedefine çok yaklaştı.
Hedefine ulaşmasına bir iki saat kalmıştır.
İntikam sadece hedefine zarar vermiyor, kendine de zarar veriyor.
Soruşturmanın hedefine, ifade vermeye çağırıldığını söylemek yasa dışı olur.
Favori spor takımlarından biri hedefine başarıyla falan mı ulaştı?
Koordinatlara girme. Hedefine sahipsin, Kaptan.
Hedefine ulaşmak zorundasın.
Hedefine geri dön.
Hedefine geri dön.
Kesinlikle şimdi hedefine ulaşacaksın.
Kâşifler nihayet hedefine ulaştı.
Ve sen de o patlayıcıların asla hedefine ulaşmamasını sağladın.
Bu tahkikat heyetinin hedefine gelelim.
Andy, şu anda Zekein yeni hedefine bakıyorsun.
Bir ajan birini kiraladığında, hedefine ilk hamle şansını verir.