Examples of using Hep in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Hectora kız kardeşler, erkek kardeşler istediğini hep söylersin.
Jim, köpek isteyen hep sendin.
Hep dua ediyorum ama iyileşmiyorum.
Danslarımız hep kutsaldır.
Hep işe yaramıştır.
Hep samimi olmayı hayal ederdim.
Ama pijama partilerinde hep aynı yatakta yatardık.
Ama ben hep aynı şeyleri yapacağım.
Hep ahmaktın ve öyle kalacaksın.
İnsanlar hep konuşur.
Belki, hep birlikte Lymeye gittikleri zamandı.
Köpekler hep kazandırır.
Dualarımız hep sizlerle.
Bana hep nazik davranırdı!
Bende hep boyun.
Ama nefesi hep kötü kokardı.
Hep oturursunuz, muhabbet sıkıcı ve sönüktür?
Hep çok meraklıydın.
Senedir bildiklerimi hep o öğretti.
Senin hep burada olduğunun farkında değiller.