Examples of using Heves in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bu bir maskaralık ya da heves değil.
Tamam, heves.
Çünkü o takıma katılınca, heves için değildir.
Bir düzine buharlı gemiyi inşa etmek için yeterince heves gösterdi.
Açgözlülük, şehvet ve… Dizginlenemeyen heves. Hikâyenin konusu aşk.
Neşe, heves.
Ve ben. Bağırış. Heves.
Karakterini ortaya koydu. Amerikan Havayolları konusunda gösterdiğin sadakat ve heves.
Biraz da heves göster.
Heves peşinde koşmam.- Söylemedin.
Bana kesinlikle karşılık vermeyecekler ve fakat heves hala orada duruyor.
Bu heves değil, değil mi?
Büyük heves ve aşağılanma.
Heves çok narindir, kırılması çok kolaydır,
İşte heves budur.
Bak bu heves, Fedya.
Heves kırıcı ön sonuçları incelenerek,
Yalanladılar; kendi heves ve kuruntularına uydular.
Bu heves değil!
Heves kırıcı ön sonuçları incelenerek, doz 3 katına arttırıldı.