Examples of using Hisar in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Hisar Muhafızı, aslında.
Hisar, Federasyon bölgesine isinlandi.
Hisar nedir?
Hisar tahrip edilmiştir.
Hisar, Federasyon bölgesine ışınlandı.
Demek hisar Vanede kalacak.
Hisar Kenti biliyorum.
Ben de, Prens, Hisar Kentin verdiği yetki ile konuşuyorum.
Gözümü Hisar Kente dikip, orada yaşamak nasıldır diye hayal ederdim.
En güçlü silahımız hisar.
Wuchangda savaşır sonra da Hisar Kenti alırız.
bir zamanlar tepenin zirvesinde duran antik arx ya da hisar yakınlarında konumlanmıştır.
Hornigoldla iş birliği yaptım, Nassaunun hisar kontrolünü vermeyi teklif ettim Teache düşman olması karşılığında.
Kent kısa sürede düştü ancak van Coehoorn tarafından savunulan hisar 30 Hazirana dek geçit vermedi.
Hisar 18. yyda inşa edilmiş
Hisar toplantı salonu,
Ekim 1146da iç hisar dışında her yeri ele geçirdi.
Peter ve Paul hem hisar hem de katedral olarak I. Petronun emriyle,
Abdülhak Şinasi Hisar( 14 Mart 1887, İstanbul- 3 Mayıs 1963,
İtibarına hiç leke düşürmemiş… iki asil çocuğun annesi… hisar kumandanının kızı.