VANE in Turkish translation

[vein]
[vein]
vane
wayne
vanein
vane
teach charles vanei
vaneyi
vane

Examples of using Vane in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Captain Vane, has he made any signal to surrender?
Kaptan Vanenin teslim olduğuna dair haber var mı?
While you were gone, Captain Vane and his men slaughtered another pirate crew in the bay.
Sen yokken Kaptan Vanele adamları körfezde başka bir tayfayı kılıçtan geçirdi.
So Vane stays in the fort.
Demek hisar Vanede kalacak.
His name was Charles Vane.
Adı, Charles Vanedi.
Now we go find Charles Vane.
Şimdi gidip Charles Vanei bulacağız.
The governor won't be able to hang Vane out of fear of losing the street.
İşimi bitirdiğimde Vali, sokaklar karışmasın diye Vanei asamayacak.
May I present the Theatre Royale's Miss Sibyl Vane, my lord?
Lordum, size Royale Tiyatrosundan Bayan Sibyl Vanei takdim edeyim?
My lord? May I present, the Theatre Royale's Miss Sibyl Vane.
Lordum, size Royale Tiyatrosundan Bayan Sibyl Vanei takdim edeyim.
But he and Captain Vane slipped away with most of the men and ships that might have been willing to resist the occupation.
Ama o ve Captain Vane işgale karşı direnmek isteyen adamların çoğuyla beraber gemileri alıp kaçtı.
It's not Benjamin Hornigold's, it's not Charles Vane's, it's not my father's and it's not yours.
Benjamin Hornigoldun değil, Charles Vanein değil babamın değil, senin hiç değil.
Macedonia will be represented in track and field by Vane Stojanov(800m middle distance racing) and Aleksandra Vojnevska 100m sprint.
Makedonyayı krosta Vane Stojanov( 800m orta mesafe yarışı) ve Aleksandra Vojnevska( 100m sprint) temsil edecek.
When Charles Vane takes something from a man, he looks him in the eye and gives him a
Charles Vane birinden bir şey aldığı zaman gözlerinin içine bakar
The governor has scrapped his plans to move Captain Vane off the island and then scheduled an accelerated trial for the captain here in Nassau.
Vali Kaptan Vaneyi adadan götürme planlarını iptal edip Kaptanın mahkemesinin Nassauda yapılması için işlemleri hızlandırdı.
Still is the best of them. By stirring resentment, reminding them that Charles Vane was once the best of them… How?
Nasıl? Huzursuzluk çıkartarak… dinleyecek birilerini bulacağım… Charles Vanein bir zamanlar aralarında en iyisi olduğunu… hala
Miss vane, has sir tristan- as you have charmingly called him- ever invited you to see the portrait basil hallward has made of him?
Bayan Vane, Sir Tristan -sizin bu şekilde hitap ettiğiniz- hiç Basil Hallward tarafından yapılan portresini gösterdi mi?
Finding sympathetic ears, By stirring resentment, reminding them that Charles Vane was once the best of them-- How?
Nasıl? Huzursuzluk çıkartarak… dinleyecek birilerini bulacağım… Charles Vanein bir zamanlar aralarında en iyisi olduğunu… hala
To the charges of treason and high seas piracy. I, Charles Vane, do hereby plead guilty.
Ben, Charles Vane vatan hainliği… ve korsanlık suçlarımı kabul ediyorum.
Finding sympathetic ears, reminding them that Charles Vane was once the best of them… How?
Nasıl? Huzursuzluk çıkartarak… dinleyecek birilerini bulacağım… Charles Vanein bir zamanlar aralarında en iyisi olduğunu… hala
He looks him in the eye and gives him a chance to deny him. When Charles Vane takes something from a man.
Derler ki Charles Vane birinden bir şeyini aldığında… gözlerinin içine bakıp inkar etme fırsatı verirmiş.
Captains Flint or Vane, to hear about it.
ortaklarım Kaptan Flint ya da Vanein bundan haberi olmayacak.
Results: 162, Time: 0.1207

Top dictionary queries

English - Turkish