Examples of using Hud in Turkish and their translations into English
{-}
-
Ecclesiastic
-
Colloquial
-
Computer
-
Ecclesiastic
-
Programming
Dediler ki: Ey Hud! Sen bize açık bir mucize getirmedin,
Dediler ki: Ey Hud! Sen bize açık bir mucize getirmedin,
Dediler ki:'' Ey Hud, bize bir mucize getirmedin.
Dediler ki:'' Ey Hud, sen bize kesin bir kanıt ile gelmedin.
Ey kavmim, bana karşı gelişiniz, sakın Nuh kavminin ya da Hud kavminin veya Salih kavminin başlarına gelenlerin bir benzerini size de isabet ettirmesin. Üstelik Lut kavmi size pek uzak değil!
Bana karşı gelmeniz sakın sizi, Nuh kavminin veya Hud kavminin veya Salih kavminin başlarına gelen musibetler gibi bir musibete uğratmasın. Lut kavmi de sizden uzak değildir!
Ey kavmim, bana karşı gelişiniz, sakın Nuh kavminin ya da Hud kavminin veya Salih kavminin başlarına gelenlerin bir benzerini size de isabet ettirmesin. Üstelik Lut kavmi size pek uzak değil!
O azabın, yayılarak vadilerine doğru yöneldiğini gördüklerinde:'' Bu yaygın bulut bize yağmur yağdıracaktır'' dediler. Hud:'' Hayır, o, acele beklediğiniz şeydir;
O azabın, yayılarak vadilerine doğru yöneldiğini gördüklerinde:'' Bu yaygın bulut bize yağmur yağdıracaktır'' dediler. Hud:'' Hayır, o, acele beklediğiniz şeydir;
Şunu da bilin ki Hudun kavmi Âd, Allahın rahmetinden uzak kılındı.
Dediler ki:'' Ey Hûd! Bize hiçbir kanıt getirmedin.
Hûd dedi:'' Ey toplumum!
Hûd,'' Ey kavmim!
Neden Hudla uğraşıyorsun, Büyük baba?
Yine bilin ki, Hudun kavmi olan Âd, defolup gittiler.
Dediler ki:'' Ey Hûd! Bize hiçbir kanıt getirmedin.
Size Hudla ilgili düşüncelerimi anlatmama izin verin.
HUD diğer arabaları çalıştırma Konusunda büyük bir ustaydı.
HUD işiyle ilgili tüm iddialar sulandı.
HUD test etmek için arayüz.