Examples of using Hurdaya in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bu hurdaya ne diyorsun?
Hurdaya benziyorsun! Sanki biraz mastürbasyon yüzüne baktı sanki!
Hurdaya benziyorsun! Sanki biraz mastürbasyon yüzüne baktı sanki!
Hurdaya gitmesin diye hükümet tarafından seçildi.
Şu hurdaya bir baksana.
Şu hurdaya bir bak.
Şu hurdaya bir bak.
Bunun gibi, hurdaya ayrıImaktan kurtulmuş eski modeller.
Bunun gibi, hurdaya ayrıImaktan kurtulmuş eski modeller.
Sanırım bu hurdaya artık ihtiyacım olmayacak.
Hurdaya atmaya başladım… O zamandan beri bizimle birlikte.
Ama o zaman gemimiz hurdaya dönmeyecek mi?
Hazır değilsin, hurdaya benziyorsun.
Ya dünya çapındaki bu hastaneyi hurdaya emanet etmekten sorumlu olacaksınız.
Yoksa sizi parçalatıp hurdaya satarım.
Evet, geçtin, ama arabayı hurdaya çıkardın.
Bay Kovaks, şu hurdaya bir çakayım!
Yüzyılda bile, Hala insanları yaşlarından dolayı hurdaya çıkarıyorlar.
Off, baba!- Arabayı hurdaya mı çıkarmak istiyorsun?
Yaz bittiğinde, onu hurdaya çıkarırız.