Examples of using Incil in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ancak incil, barışında, savaşında bir zamanı var diyor.
Daha çok incil gibi bir şey, evlât.
Sen incil değilsin.
O günlerde, her gece incil okur her gece seni düşünürdüm.
Su abartilmis incil denilen basin bültenini ele alalim.
O incil değil.
Sen incil değilsin. Hayır, endişeliyim.
Sen incil değilsin. Hayır, endişeliyim.
Tanrı sizi korusun. Texarkana Kilisesi sizi şeytanı incil ile durdurmaya davet ediyor.
Bir kilisede nasıl olur da incil olmaz ki?
Biliyor musun Chelsea, bu hafta incil dersinde Meryemi konuşacağız.
Peynir ve incil hakkında.
Tanrının gözünde bin gün bir gün gibidir, incil böyle der.
Elinde bir mum ve incil.
Her gece yatağa girmeden incil okuyorum düzenli olarak.
Dört yaşındayken ilk kez incil okuduğumu hatırlıyorum.
Eminim 5 haneli kilit açma şifresi incil ile alakalı bir şey.
Bu, ona verdiğim incil.
Incil bu.
Ilk yaptigim is, bir suru Incil istiflemek oldu.