Examples of using Incitmek in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Seni asla incitmek istemediğimi bilmeni istiyorum.
Biri neden onu incitmek istesin hiç anlamıyorum.
Duygularını incitmek istemedim, anlarsın ya.
Niye hislerini incitmek istiyorsun?
Kendinizi veya birisini incitmek istiyor musunuz?
Asla seni incitmek ya da ihanet….
Kimseyi incitmek istemem, özellikle seni.
Acei incitmek, yapmak isteyeceğim son şeydir.
Kimseyi incitmek istemiyoruz, Ama gerekli olursa güç kullanmak zorunda kalacağız.
Beni incitmek mi istiyorsun Carl?
Ve ailemi incitmek istemiyorum artık. Zaten incindiler.
Onların duygularını incitmek.- Danny.
Asla seni incitmek ya da sana ihanet etmek istemedim.
Afedersin? İnsanları incitmek seni tahrik mi ediyor?
İnsanları incitmek seni tahrik mi ediyor? Afedersin?
Bu birini incitmek için bir bahane değil. Tamam, tamam.
Sizi incitmek istemiyorum, efendim geç kaldın!
Seni incitmek istemiyorum.
Seni incitmek isteyen… birisinin onu incitmesinden korkuyordum.
Seni incitmek en büyük hatamdı… Bekle, çok üzgünüm.
