INCITMEK in English translation

to hurt
incitmek
zarar vermek
canını yakmak
acıtacak
üzmek
incitecek
kırmak
yaralamak
üzmeyi
acı
to offend
gücendirmek
kırmak
kızdıracak
rencide etmek
rahatsız etmek
incitmek
hakaret etmek
alınmasını
saygısızlık etmek
harm
zarar
kötülük
incitmesine

Examples of using Incitmek in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Seni asla incitmek istemediğimi bilmeni istiyorum.
I need you to know that I never wanted to hurt you.
Biri neden onu incitmek istesin hiç anlamıyorum.
I don't know why anyone would have wanted to harm her.
Duygularını incitmek istemedim, anlarsın ya.
I didn't want to hurt her feelings. You understand.
Niye hislerini incitmek istiyorsun?
Why do you want to hurt her feelings?
Kendinizi veya birisini incitmek istiyor musunuz?
Are you feeling like you're gonna hurt yourself or others?
Asla seni incitmek ya da ihanet….
I never meant to hurt or betray….
Kimseyi incitmek istemem, özellikle seni.
I don't want anyone to get hurt, especially you.
Acei incitmek, yapmak isteyeceğim son şeydir.
The last thing I want to do is hurt Ace.
Kimseyi incitmek istemiyoruz, Ama gerekli olursa güç kullanmak zorunda kalacağız.
We have no wish to harm anyone, but we will use force if necessary.
Beni incitmek mi istiyorsun Carl?
Do you want me to get hurt, Carl?
Ve ailemi incitmek istemiyorum artık. Zaten incindiler.
And I'm not hurting my family any more than I already have.
Onların duygularını incitmek.- Danny.
Danny…- You hurt their feelings.
Asla seni incitmek ya da sana ihanet etmek istemedim.
I never meant to hurt or betray.
Afedersin? İnsanları incitmek seni tahrik mi ediyor?
Excuse me? Does it turn you on, hurting people?
İnsanları incitmek seni tahrik mi ediyor? Afedersin?
Excuse me? Does it turn you on, hurting people?
Bu birini incitmek için bir bahane değil. Tamam, tamam.
That's no excuse for hurting someone. Right. Right.
Sizi incitmek istemiyorum, efendim geç kaldın!
I hope you're not hurt, sir. You're late!
Seni incitmek istemiyorum.
You're not gonna hurt me.
Seni incitmek isteyen… birisinin onu incitmesinden korkuyordum.
I was scared someone would hurt him just to hurt you.
Seni incitmek en büyük hatamdı… Bekle, çok üzgünüm.
Hurting you was the biggest mistake of my, my… Hang on, I'm so sorry.
Results: 1997, Time: 0.0511

Top dictionary queries

Turkish - English