Examples of using Istifade in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bebek bakıcılığından istifade çoktan gitmiş olurum ben.
Fırsattan istifade seni çağırttım.
Istifade ediyordur. Olabilir. Ya da belki fırsattan.
Kargaşadan istifade edip… bu düşüncelerden caymak akıllıca olur.
Fırsattan istifade bize şimdi meydan okumaları bu yüzden mi?
Bu bereketten istifade edelim… ve projeleri gerçekleştirelim.
An8} Bu bereketten istifade edelim… ve projeleri gerçekleştirelim.
Önceliğimizin mahkûmlardan istifade etmek olduğunu sanıyordum.
Kör olduğum için benden istifade edebileceğinizi mi sandınız?
Belki de fırsattan istifade yeni büstiyerimi giyme şansım olur.
Ziyaretçi odasından istifade edelim o zaman.
O zaman bir ricada bulunmak için bu fırsattan istifade edeyim.
Majesteleri böyle bir türü sevemez kendisinin cömertliğinden istifade edip onu kandırmaya çalışacak olanları.
Yürüyüşe çıkmak için tatilden istifade edelim.
Bir fırsattan istifade ediyorum.
Oturanlar ve ziyaretçiler istifade edebilirler.
Bana yeniden doğma fırsatını verdiniz. Bu fırsattan şey yaparak istifade edeceğim.
Sen de fırsattan istifade kaçarsın.
Sean Penn bu şeyden istifade etmeli.
Albay karanlıktan istifade ediyor.
